31 Aralık 2009 Perşembe

"Prettycool" 1 Yaşında!


Geçen sene tam da bugündü.İlk postumu girdim...Nasıl ürkektim,nasıl ne yapacağını bilmez,sadece bir bloğum olsun istiyordum...

Sonrası nasıl olur bilemezdim ama bir bloğum olsundu işte,gelin görün ki, her yeni kaydı girmeye başlayacağım anda o klavyenin başında kaskatı kesiliyor, yazamıyor, sözcükleri biraraya getiremiyordum:)Bu uzun bir zaman böyle devam etti.İlk kaydımda,Jennifer'ımdan bahsetmek istemiştim, ben onun fanıydım ne de olsa,hem benimkisi bir nevi moda bloğuydu,ben de sanki en yakın arkadaş gibi en çok onu beğeniyor,onun tarzında kendimi buluyor, hem de angelina gıcığı kıskansın istiyordum:))Medyada yeni bir soluğum ya,ondan!Yazıya baksanıza amaan,ne acemii,ne biran önce yazsam da bir kaçsam hissi veriyor:))

İlk yazıma bir tek ablam ve eşim yorum yapmıştı:)))

Onlar da,yazıyı yazdıktan sonra milyonların yorum yapmasını mı bekliyordum artık neyse,hiç yorum gelmedii ühühüü diye suratımı asmıştım,ondan yorum yapma ihtiyacı hissettiler sanıyorum:)Ay ne sevimli günlerdi...Bu arada bloğumda bir tarz değişikliği oldu,şuradaki yazımla birlikte bloğum sırf moda bloğu olmaktan çıktı,daha kitlesel bir imha aracına dönüştü,o ne yaa:)

Sonra teker teker siz gelmeye başladınız...

Benim burda kalma sebebim oldunuz...

Ben sizi ve bu bloglama işini çok sevdim.

Çok klasik olacak ama,tatile çıkmadan önce size haber verdim,tatilimi yaparken sizin için resimler çektim,üzüldüm içlendim buraya yazdım,tesellim oldunuz,en salak esprilerimi buraya döktüm,yadırgamadınız:))Sonra doğumhaneye sizinle beraber girdim sanki...Hepiniz güzel dileklerinizle yanımda oldunuz,çok değerli şeyler yaşadık beraber,iyi geldik birbirimize,paylaştık,çoğalttık,ortak olduk hayatlarımıza...Ben sizden çok destek gördüm...

2009 benim için çok özel bir sene oldu,sadece bloğum olmadı bir de anne oldum,o yazıyı yazarken 2008'in son gününde...Bilemezdim yaşayacaklarımı...

Şimdi burda sizinle olduğum,herbirinizi ayrı ayrı tanıdığım için çok mutluyum,ve gene kimbilir 2010'da neler yaşayacağımı söyleseler inanamam herhalde,hayat böyle güzel.

Şükürler olsun!Hayatımın bu en özel yılını bana yaşatana,bu günleri gösterene...

Hani tanıştıktan sonra usulen denir ya memnun oldum diye,benimkisi usulen değil,yaşanmışlık olduğu için.Ben sizi tanıdığım için,bu bloğa sahip olduğum için...Herbirinizle ayrı ayrı...Gerçekten çok memnun oldum.

Hepinize çok teşekkür ederim,birlikte nice uzuun ve güzel senelere...

28 Aralık 2009 Pazartesi

Sizce Cansu Dere...?


Güzel mi?
Yoksa çok şanslı mı?
Yoksa,yok canım hakediyor her türlü başrolü de,hayatı da mı?
Bu kızda beni irrite eden birşeyler var,açıkçası çok güzel de bulmuyorum,ama tam olarak ne olduğunu da bilmiyorum.Sanırım hani bir snob havası var ya, o yüzden sevmiyorum.İşte böyle ağır konuşan,gülümsediği anları parmakla sayılabilen falan...Siz ne düşünüyorsunuz bu "bence" snob hatun için?

24 Aralık 2009 Perşembe

Lohusalık...


Diye birşey gerçekten varmış...Hamilelikte o kadar kötü etkilenmediğimi belirtmiştim,sadece ilk başında hafif tökezletmişti beni,sonrası gayet güzeldi hatta keyifliydi bile.Ama lohusalık...Iı...Cık...Öyle değilmiş...

Gerçi sebeplere bakıyorum,evde değişen nüfus sayısı,Zeynep Durum dışında evimize katılan kayınvalidem, ara ara annem,ister istemez düzenin değişmesi,bazı şeylerin çoook değişmesi,kalp kırmak istememen,ama yalnız olduğun gibi rahat olamaman...Beni en çok zorlayan şeyler bunlar oldu.Bir de dikişlerim...

Başından beri söylüyordum,ben sezeryan için uygun bir insan değilim,benim bağırsaklarım zaten çok zor çalışıyor,bu sürecin bende diğer herkesten daha zor geçeceğini başından beri biliyordum ki;öyle de oldu.Neyse Duru'mun canı sağolsun...

Ama işte dediğim gibi mesela 3. haftamın içindeyim,ben hala yataktan kalkarken inliyorum:(Bu kadar geç iyleşmemin en büyük sebeplerinden biri de 8'e düşmüş olan kan seviyem.Bu o kadar düşük bir seviyeki,hem dokularımın toparlanmasını engelliyor hem de acayip bir baş dönmesi yapıyor.Yani sağlığım yerinde olsaydı da tek başıma Duru'ya bakabilseydim eminim bu lohusalık süreci çok daha kolay işleycekti.Sadece Duru mu?Hayır,kendime bile bir başkası olmadan bakamıyorum...

Allah kimseyi kimseye muhtaç etmesin,sadece yatana değil bakana da zor,ama birilerinden birşey istemenin ne kadar zor olduğunu anlıyorum...

Bir de şu günler ne çabuk bitiveriyor böyle?Ne çabuk akşam oluyor,hava kararıyor.Kenan Doğulu gibi olcam ama ciddem tutamıyorum zamanı:(Sanki ortalık biraz daha aydınlık kalsa,bulutlar gelmese,karanlık basmasa hemen daha bir kolay olacak herşey...Ama hemencecik akşam oluyor,ben hiç alışamadım bu duruma...

Öyle saçma sapan şeylere ağlıyorsunuz ki bilemezsiniz.Durunun göbeği düştü ya,benim içim bir acayip oldu.Çok zoruma gitti...Sanki o fiziksel olarak aramızdaki son bağdı da,öylece kopup gitti hiç bize sormadan.E şimdi asıl daha yakınız dimi,biliyorum,ama o başka işte...Sonra Duru'nun doğması tabiiki kavuşmamız ama içimden çıktı ya,bunun bile yoksunluğunu hissediyor insan.İçimdeydi,birdik tektik,keşke tekrar içime girse diye bile içinden geçirebiliyorsun...Ayrılmışsın gibi hissediyorsun bazen,o bağ öyle de değişik birşey...O anlarda ona sıkıca sarılmak tek çözüm,tek rahatlama yolu...

Şimdilik benden haberler bunlar,böyle yazmaya çalışacağım ara ara elimden geldiğince.Hepinizden olumlu olumsuz tüm duygularımı en yoğun yaşadığım şu dönemde bana dua etmenizi ve güzelce atlatabilmeyi istiyorum.Ayrıca zamanı durdurmak ve Duru'nun hiç büyümemesini de istiyorum ama,bu tam Beyaz'ın tiplemesi gibi oldu,anlıyor musun beni,hahaha diye bir kahkaha da eklersem tam olacak:))

Pretty'den sevgiler ve selamlar size...Pardon Pretty ve Kuzu'dan;)

Aaaah aaah!Bu dünyada ne varsa kadınlara,yeminle kadınlara...

Kızım Geldi...


Resim hastanede doğuma girmeden önce çekildi.Beni görmeliydiniz,sanki birazdan kesilecek olan ben değilmişim gibi,ordan oraya koşturuyorum,eksik birşeyler var mı diye gözlerim dört dönüyor,herşey "bu sefer" tam olmalı psikolojisiyle tam bir organizatör edasıyla,biraz gergin bir organizatör olabilir bu kişi:)Ayy ayy neler gördüm neler yaşadım şu 10 ay içinde,heleki son 1 ayda...Geçen sene bu zamanlar deselerdi bana ki,bak bir dahaki sene tam da bugünlerde senin bir bebEğin olacak,onu kucağına alacaksın "hadi be,Marsta da hayat varmış desene" der,güler geçerdim,ki bugünlerde öyle birşeyler de çıktı herhalde dimi:)Orda da çuvalladık yani...Duyunca inanamayacağımız şeyler hep böyle hayırlı,mutlu çok çok güzel neticeler versin inşallah...(Şarkı Ferdi Tayfur'dan geliyor,geçen yıl bu zamanlar)

Ve benim kızım geldi.GözdeAyşe'de okumuştum,o burda çok güzel anlatmış,kızım hiç büyümese ne olur diye yazmıştı,o zaman çok garip gelmişti bana,ama yani büyümesi hani çok güzel birşey değil mi,neden acaba böyle hissetmiş demiştim bir yandan o zamanların saflığıyla...Şimdi Duru başını göğsüme yaslayıp uyuduğunda,o cennet kokuları burnuma geldiğinde,ve işte o an "hayatta sahip olduğum en güzel varlık" diye düşünürken..ve ömrüm boyunca yaşadığım en güzel duyguyu hissedip sarılınca onun minicik bedenine sıcacık...herşeyden uzak...dünyanın tüm yalanları,kötülükleri,acılarından uzak...öyle ki el değmemiş,öyle ki saf, temiz, masum, melek...

diyorum ki...şu an hiç bitmesin,sen hiç büyüme,sonsuza kadar böyle benim göğsüme koy başını,kokunu içime çekeyim,cennet olalım ikimiz öylece o koltukta,biz sonsuza kadar hep böyle kalalım...

Bu an hiç bitmesin yawrum...Zamanı durdurmak,herşeyi dondurmak istiyorum...

Velhasıl anne olmak çok "başka" birşeymiş...

12 Aralık 2009 Cumartesi

Ben Anne Oldum...Benim Kızım Oldu...


Çok soğuktu ameliyathane,buz gibi olur diyorlardı,herşeyi abarttıkları gibi onu da abartıyorlardır diyordum...
Dişlerimin birbirine vuruşunun korkudan olduğunu söylediklerinde,hadi yaa dedim içimden,bu şimdi psikolojikmiymiş?Halbuki daha güçlüydüm ben,çok netti duruşum...
Gerçi demiştim zaten,sezeryan benim için daha ürkütücü geliyordu neticede...Epidural sezeryan oldum ben,bu ne demek?bu şu demek;belden aşağısı uyuşturuluyor ve acı hissetmiyor ama 9 ay göbüşünde taşıdığın bebişin dünyaya geldiği gibi onu görebiliyor,kucağına alabiliyor,gözyaşlarını doya doya dökebiliyor,ona sarılabiliyor,yawrum diyip ağlayabiliyorsun...Anlatabildim sanırım;)

İlerleyen günlerde ayrıntılı bir doğum yazım olacağı için şimdi bu konulara girmeyelim,olay bitmiştir büyütmeyelim;)

Çok güçlüydüm,gerçekten...Yani bu kadar korkuma rağmen,kontrolü hiç bırakmadım,ne hamileliğimde ne de doğumhanede.Bu bazen kendimi kaptırmamak için, bazen çevremdekiler güçlü olsun diye yaptığım birşeydi.Bilinçli ve kontrollü olduğumu düşünüyorum.Bazen bu hislerini bastırmak, doğumhanede titremeye başlamak gibi bir dışavurum yapsa da ben kendime 10 üzerinden 10 veriyorum dostlar...

Doğumhaneye girdim,okuduklarımdan, prosedürün nasıl işleyeceğini çok iyi biliyordum,önce anestezist gelecek belimdeki omurdan iğnemi yapacak ve aparatı takacaktı.Bu benim için en önemli andı,en çok korktuğum,malum tüm risklerle bu aşamada karşı karşıya kalıyorsunuz.Ben aman doktorum kendini gergin hissetmesin,eli ayağı kaşı gözü oynamasın ve korktuğumu anlayıp gerilmesin diye o esnada adama espri yapıyordum,o korkuma rağmen ay nasıl da komiktim ben bile güldüm yalandan yaptığım esprilere,ameliyathane ekibi hahaha modunda,doktorum sonunda,evet çok güzel çok uyumlu bir hasta dedi,ben emelime ulaşmış olmanın verdiği haz ile operasyonu akışına bıraktım ki,ameliyathane birden belime yapılan iğnelerle birlikte soğumaya başladı.Bunun tamamen iğne yüzünden olduğunu düşünürken,doktorum bunun korkudan olduğunu söylediğinde eleverilmiş gibi hissettim kendimi,bir de nedense yakıştıramadım:)Ben yani...kontrol nerde kaldı pretty hanım diye düşünürken,sakinleştiriciyi dayamışlar anlamadan...

Sonra hafif leyla modunda,ama hala herşeyin farkında "bebeğimi verdiler elime"...

Bu konu bir başka yazımın başlığı olarak karşılayacak sizi.Bu böyle öylesine söylenip geçilecek bir cümle değil...O andan sonra ben ben değilim,bu kadarını söyleyeyim.

Ve ameliyathaneden çıkarken bu hafif leyla modun da etkisiyle,herkese,beni kapıda bekleyenlere,odaya gelen ilk ziyaretçilere..."ben anne oldum,benim kızım oldu" diyormuşum,arka arkaya,bazen bağırarak bazen ağlayarak...

Bunları buraya yazabildiğim için çok mutluyum,canım sağ,bebeğim elimde olduğu için Rabbime ne kadar şükretsem az.İsteyen herkese versin inşallah...

"Ben anne oldum,benim kızım oldu..."

Hoşgeldin meleğim,balım,Zeynebim,Durum,Kızım,annem...

Seni çok seviyorum...

Desteğinizi çok hissettim biliyor musunuz,biryerlerde beni seven,iyiliğimi isteyen ve bunun için dua eden insanlar olduğunu bilmek öyle güzeldi ki...Canım Çillim'e doğum haberini verdiği için ayrıca teiekkür ediyorum...Herbirinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.Ediyoruz yani;)

Kızımla...

Ben artık anneyim,benim kızım oldu...

6 Aralık 2009 Pazar

Doğum Nasıl Olacak, Belli Oldu mu?


Oldu oldu...

Allah herşeyin hayırlısını versin,kısmetten öte köy yok.Şimdi ilerleyen cümlelerimi,"hadi yaa sen okumuş kızsın,böyle cahilce konuşma" tribinde okuyacak varsa okumasın lütfen.

Ben bu sezeryanı sevemedim gitti.Bana deselerdi ki sen sezeryanla doğum yapacaksın,patlatır gözlerimi,kesseler inanmazdım,ki kesecekler, gerçek:)Genç kızlığımdan beri her ay rutin dönemlerimde kendimi yerden yere atacak kadar çok yoğun şiddette sancılar çeken ben,hiç ama hiç çıtkırıldım bünyesi olmayan hafif taş ben,yapısal olarak da daha dirayetli olan ben,

sonra herşeyin doğal akışında ilerlemesi gerektiğine inanan ben,bu sürece zorunlu haller dışında müdahale edilmemesi gerektiğine inanan ben,normal doğumun kadını 10 yaş gençleştirdiğini,vücuttaki tüm ödemin normal doğumla atıldığına inanan ben...

ve daha ne benler sayarım,bilemezsiniz,

sezeryan ile doğum yapmak zorunda kaldı.
Şimdi 1.hayırlısı buymuş demekki ne diyim.

2.Kader ve kısmet kısmını tekrarlıyorum.

3.Duru hanım için bilimadamları yeni tosun çeşitleri üzerinde araştırma yapmaya başladılar.Çok kadınsal bir muhabbet olacak ama cidden böyle,4 kilo üzerindeki bu tombul kuş,kanala girmiyor,ısrarla ben burda rahatım,get away from me triplerinde.Doğum miadının geçmesi doktorların beni ayrıca tedirgin etmesine sebep oluyor.

4.Benim için zor bir dönem oldu sezeryanı kabul etmek,çok fazla doktorun fikrini aldım,aynı günde,çocuğu çıkarmak için omzunun kırılması gerekecek sözünü farklı ağızlardan duyunca,buraya kadarmış dedim.Ödemlerimle de yaşayabilirim,ama kızım olmadan asla dedim...Allah bizi ayırmasın...

5.Millet normal doğumdan korkar,ben sezeryandan...Karnımın kesilmesi fikri,belki de kendimi hiç alıştırmadığım için kötü geliyor yaa.Ben ne bileyim...

6.Yapacak birşey yok...Çok birşey söylemeye de sanırım,böyle olması gerekiyormuş...

Şimdi sizden benim için dua etmenizi rica ediyorum benim canım blogger arkadaşlarım,hepinizi çok seviyor,güzel haberler vermek için bir süreliğine ayrılıyorum sizden.Geri döndüğümde belki artık iki kaplan gücünde olmayacağım ama iki kaplandan daha güçlü bir "ANNE" olacağım...

Sevgiyle,selametle...

O'na emanet...

ps:şarkı Europe'dan The Final Cut Down;)

Doğumum yarın sabah 9 ila 12 arasında olacak.Duru kızım bir Pazartesi sabahı dünyaya gözlerini açacak inşallah.Tarihi 7.12.2009...

Yarından Sonra Yüzüstü Yatabilecek Miyim?


Sorularla Cevaplara Ulaşalım...Yarınla beraber olmasa da,sanıyorum 1-2 hafta içinde sen de bu pencerenin pervazına uzanabileceksin bebek!

Hamilelikte en çok neyi özledin Pretty?

Evet yüzüstü yatmak number one,bir de acite olan bişi var,en çok güzel ayakkabıları özledim...Hızlı hareket edebilmeyi,kimseden birşey istemeden yaşayabilmeyi,rahatça eğilebilmeyi...

Hamilelik sana kişisel olarak neler kattı?

Daha akıllıca düşünmeye başladım,önceden daha çok kabullenirdim,şimdi kabulleneceğim şeyi kendi standartlarıma uydurmayı öğrendim.Yani artık daha çok standartlarım var,lafa bak hizaya gel gibi oldu ama:)Yani artık ne istediğimi daha net,kesin ve iyi biliyorum,en azından eskiye göre daha çok:)Hamilelik insanın gerçekten ufkunu açan birşey.

En zor dönemin ne zamandı hamilelikte?

Fizyolojik olarak ilk üç ayki mide bulantısı,son aylardaki hareket zorluğu,psikolojik olarak ise beni en çok etkileyen işyerimden bazı kişilerin dinlenebilmek için aldığım birkaç saatlik izinler yüzünden bana destek olmak,kendimi iyi hissetmemi sağlamak yerine arkamdan konuşulduğunu öğrendiğim zamanlardı.Hatta şikayet etmeleri vs...

Şunu öğrendim;hamilelik öyle bir dönemmiş ki,insan o dönemde kendisine yapılanı asla unutmuyor,herşey geçiyor ama bu hisler baki kalıyor...Bir de hamilenin gönlünü kırmamak gerek,onun duasını almak,yüzünü güldürmek bence asıl olması gereken,Allah muhakkak biryerden çıkartır diye düşünüyorum o gönül kırıklığını...

Hamilelik gerçekten kadınların çıldırmasını sağlar mı?

Hayır!Kesinlikle hayır...Uç noktalarınız olacak,tahammül eşiğiniz bir miktar düşecek,ama sadece belirli zamanlarda,bu bende ilk haftalarda oldu bir miktar,sonra zamanla azaldı,hiç kalmadı.Hamilesiniz diye akıldan olmuyorsunuz,muhakeme yeteneğinizi de kaybetmiyorsunuz.Sadece bir miktar hassaslaşıyor ve daha duygusal oluyorsunuz...

Kadınların genel olarak bu dönemde söyledikleri için neler düşünüyorsun?

Bu dönemde bazı "kadın"lardan kesinlikle uzak durulması gerektiğini düşünüyorum.Hamileliğinizi kıskanan birsürü insan olduğunu unutmayın, hafif naif bünyenizde "yaa öylemi oldu, ya da öyle mi olacak" diye korku etkisi yaratacak,bu etkiyi de vereceğini bile bile konuşan,niyeti pek de temiz olmayan kadınlar var,aman uzak durun...

5 Aralık 2009 Cumartesi

Evliliğim...


Ne tabakların dibini kazıdım,ne de bardaktan boşanırcasına yağmur yağarken,buz gibi bir kış günü evlenmeyi gerektirecek başka işler yaptım...
Ben sadece hiç evlenmiycez zannediyordum:)
Yıllarca süren aşkımızdan sonra,üniversite de bitip araya uzuun mesafeler girdikten sonra...artık öyle özlüyordum ki onu akşamları,odamda yalnızken,bir başıma tv izlerken,kurduğum hayallerde,zorlaşan işlerimizde...
Çok arabesk olacak walla ama napıım gerçeği böyle,
Zannediyordum ki,ona kavuşamadan ölücem,biz bir türlü evlenemiycez:))Tam Türk filmi kızıyım di mi,hatta bazen bu fikre kendimi kaptırıp ağlardım da...

Allah bütün sevenleri kavuştursun inşallah,hele benim gibi ağlak olanları biran önce:)Ah benim güzelim,üniversitenin o pıtırcık aşık kızı ve gözde çocuğu birbirlerine kavuştu da,evlendi de,o kızanın karnı şimdi kocaman...

Bugün yemekte sordum ona...O minnacık kızın senin çocuğunu böyle koca bir karında taşıyacağını aklına getirebilir miydin dedim.Gözleri doldu,gözlerim doldu...

En anlamlı evlilik yıldönümümüzdü,ikimizin canından bir can benim karnımdaydı,Allah onu başımdan eksik etmesindi,Allah yuvamıza ve cümlesinin yuvasına huzur,sağlık mutluluk ve bereket versindi...

1 Aralık 2009 Salı

Opi İsityorum!


Ama nereden alacağımı bir türlü bulamıyorum!Yurtdışından sipariş etmek Sephoraya gitmekten daha kısa bir yol benim şu durumum için.Haydi Opili kızlar bana güncel olan bir adres verin,opilenmek istiyorum!

Just make up'ın sitesi artık Tr'ye gönderim yapmıyormuş,bir sepeti doldurduktan sonra bunu öğrenmek ayrıca zorladı bünyeyi!Öyle bir iki renginin olduğu değil,farklı birçok renge ulaşabileceğim bir adres olursa ayrıca mutlu olacağım!Haydi beni opileyin;)

Şimdi Bir Semt Adı Vefa...


yol arkadaşım gördün mü duydun mu olup bitenleri
kıskanıyor insan bazen basıp gidenleri
yalnızlaşmışız iyice üstelikte alışmışız
hiç beklentimiz kalmamış dosttan bile

korkular basmış dünyayı, şimdi bir semt adı vefa
kutsal kavgalardan bile kaçan kaçana
anlaşılır gibi değiliz tek bedende kaç kişiyiz
hem yok eden hem de tanık,ne esaslı karmaşa

ben sana küsüm aslında, haberin yok
koyup gittiğin yerde kötülük çok
kime kızayım, nazım senden başka kime geçer
benim sensiz kolum bacağım,ocağım yok.

Sen esas alemi seçtiğinden beri
Ben o saniyede bittiğimden beri
Dünya bildiğin dünya,dönüp duruyor işte
Uzun uzun konuşuruz birgün son İstanbul beyi

Yol arkadaşım,nerdesin?

"Bir yol arkadaşım vardı,zannederdim ki onsuz yol gidemem,onsuz hayat en önemli rengini kaybeder,yol arkadaşımla yollarımızı ayıralı çok zaman oldu...Hayat belki en önemli renklerinden birini de kaybetti onunla,ama öyle veya böyle yol birşekilde gidiyormuş.Belki de benim özlediğim,yokluğunu hissettiğim kadar onun hissetmemesi soldurdu içimdeki renklerin canlılığını.Ama bu şarkının herbir hecesi bana hala çok dokunuyor.Bu şarkı canımı hala acıtıyor..."

"Ya kaçmalı,ya harekete geçmeli...bazen diyorum üzerinden bu kadar zaman geçtikten sonra harekete geçilmez,harekete geçilmesi gerekseydi üzerinden bu kadar zaman geçemezdi..."

Evet canım yol arkadaşım,bu yazıyı yazmam gerekiyordu,sanırım bir daha sana hiç ulaşmamalı...bu şarkıyı da seni ve muhteşem dostluğumuzu düşünüp, anlamlandırarak son kez dinleyelim gel.Yoksa kafamdaki o dostluk canımı daha çok yakacak...

Hoşçakal Yol Arkadaşım...

Birgün benim için "senin de" herkes gibi olacağına ölsem inanmazdım...

Bir Prensesin İlk Arabası...


Benim kızıma da bu yakışırdı...Rabbim herkesin gönlüne göre versin,anladım ki;mevzu bahis insanın kendi çocuğu olunca,canından bir parça olunca,bir de bilince neyin iyi neyin kötü olduğunu...Çok ağırmış birşeyi çocuğu için isteyip de alamamak.Çok şükür ben alabildim,ama alamayabilirdim de...

Allah içinde bırakmasın hiçbir anne babanın...Gözünün gittiğinden elini çekmek zorunda bırakmasın...

Güzel kızım ilk arabanı,kırmızı Stokke'ni çook güzel günlerde kullanalım inşallah...O arabayla Kanyon'un ortasında salına salına yürürken,hayatımda ilk defa kendi bebeğimin arabasını sürerken,sanki sen üniversiteden mezun olmuşsun da,tüm bakışlar üzerimizdeyken ben gururla yürüyordum,evet annesi benim der gibi,...

Rabbim bizi hayırlısıyla birbirimize kavuştursun güzel kızım...

Seni çok seven annen...

31 Aralık 2009 Perşembe

"Prettycool" 1 Yaşında!


Geçen sene tam da bugündü.İlk postumu girdim...Nasıl ürkektim,nasıl ne yapacağını bilmez,sadece bir bloğum olsun istiyordum...

Sonrası nasıl olur bilemezdim ama bir bloğum olsundu işte,gelin görün ki, her yeni kaydı girmeye başlayacağım anda o klavyenin başında kaskatı kesiliyor, yazamıyor, sözcükleri biraraya getiremiyordum:)Bu uzun bir zaman böyle devam etti.İlk kaydımda,Jennifer'ımdan bahsetmek istemiştim, ben onun fanıydım ne de olsa,hem benimkisi bir nevi moda bloğuydu,ben de sanki en yakın arkadaş gibi en çok onu beğeniyor,onun tarzında kendimi buluyor, hem de angelina gıcığı kıskansın istiyordum:))Medyada yeni bir soluğum ya,ondan!Yazıya baksanıza amaan,ne acemii,ne biran önce yazsam da bir kaçsam hissi veriyor:))

İlk yazıma bir tek ablam ve eşim yorum yapmıştı:)))

Onlar da,yazıyı yazdıktan sonra milyonların yorum yapmasını mı bekliyordum artık neyse,hiç yorum gelmedii ühühüü diye suratımı asmıştım,ondan yorum yapma ihtiyacı hissettiler sanıyorum:)Ay ne sevimli günlerdi...Bu arada bloğumda bir tarz değişikliği oldu,şuradaki yazımla birlikte bloğum sırf moda bloğu olmaktan çıktı,daha kitlesel bir imha aracına dönüştü,o ne yaa:)

Sonra teker teker siz gelmeye başladınız...

Benim burda kalma sebebim oldunuz...

Ben sizi ve bu bloglama işini çok sevdim.

Çok klasik olacak ama,tatile çıkmadan önce size haber verdim,tatilimi yaparken sizin için resimler çektim,üzüldüm içlendim buraya yazdım,tesellim oldunuz,en salak esprilerimi buraya döktüm,yadırgamadınız:))Sonra doğumhaneye sizinle beraber girdim sanki...Hepiniz güzel dileklerinizle yanımda oldunuz,çok değerli şeyler yaşadık beraber,iyi geldik birbirimize,paylaştık,çoğalttık,ortak olduk hayatlarımıza...Ben sizden çok destek gördüm...

2009 benim için çok özel bir sene oldu,sadece bloğum olmadı bir de anne oldum,o yazıyı yazarken 2008'in son gününde...Bilemezdim yaşayacaklarımı...

Şimdi burda sizinle olduğum,herbirinizi ayrı ayrı tanıdığım için çok mutluyum,ve gene kimbilir 2010'da neler yaşayacağımı söyleseler inanamam herhalde,hayat böyle güzel.

Şükürler olsun!Hayatımın bu en özel yılını bana yaşatana,bu günleri gösterene...

Hani tanıştıktan sonra usulen denir ya memnun oldum diye,benimkisi usulen değil,yaşanmışlık olduğu için.Ben sizi tanıdığım için,bu bloğa sahip olduğum için...Herbirinizle ayrı ayrı...Gerçekten çok memnun oldum.

Hepinize çok teşekkür ederim,birlikte nice uzuun ve güzel senelere...

28 Aralık 2009 Pazartesi

Sizce Cansu Dere...?


Güzel mi?
Yoksa çok şanslı mı?
Yoksa,yok canım hakediyor her türlü başrolü de,hayatı da mı?
Bu kızda beni irrite eden birşeyler var,açıkçası çok güzel de bulmuyorum,ama tam olarak ne olduğunu da bilmiyorum.Sanırım hani bir snob havası var ya, o yüzden sevmiyorum.İşte böyle ağır konuşan,gülümsediği anları parmakla sayılabilen falan...Siz ne düşünüyorsunuz bu "bence" snob hatun için?

24 Aralık 2009 Perşembe

Lohusalık...


Diye birşey gerçekten varmış...Hamilelikte o kadar kötü etkilenmediğimi belirtmiştim,sadece ilk başında hafif tökezletmişti beni,sonrası gayet güzeldi hatta keyifliydi bile.Ama lohusalık...Iı...Cık...Öyle değilmiş...

Gerçi sebeplere bakıyorum,evde değişen nüfus sayısı,Zeynep Durum dışında evimize katılan kayınvalidem, ara ara annem,ister istemez düzenin değişmesi,bazı şeylerin çoook değişmesi,kalp kırmak istememen,ama yalnız olduğun gibi rahat olamaman...Beni en çok zorlayan şeyler bunlar oldu.Bir de dikişlerim...

Başından beri söylüyordum,ben sezeryan için uygun bir insan değilim,benim bağırsaklarım zaten çok zor çalışıyor,bu sürecin bende diğer herkesten daha zor geçeceğini başından beri biliyordum ki;öyle de oldu.Neyse Duru'mun canı sağolsun...

Ama işte dediğim gibi mesela 3. haftamın içindeyim,ben hala yataktan kalkarken inliyorum:(Bu kadar geç iyleşmemin en büyük sebeplerinden biri de 8'e düşmüş olan kan seviyem.Bu o kadar düşük bir seviyeki,hem dokularımın toparlanmasını engelliyor hem de acayip bir baş dönmesi yapıyor.Yani sağlığım yerinde olsaydı da tek başıma Duru'ya bakabilseydim eminim bu lohusalık süreci çok daha kolay işleycekti.Sadece Duru mu?Hayır,kendime bile bir başkası olmadan bakamıyorum...

Allah kimseyi kimseye muhtaç etmesin,sadece yatana değil bakana da zor,ama birilerinden birşey istemenin ne kadar zor olduğunu anlıyorum...

Bir de şu günler ne çabuk bitiveriyor böyle?Ne çabuk akşam oluyor,hava kararıyor.Kenan Doğulu gibi olcam ama ciddem tutamıyorum zamanı:(Sanki ortalık biraz daha aydınlık kalsa,bulutlar gelmese,karanlık basmasa hemen daha bir kolay olacak herşey...Ama hemencecik akşam oluyor,ben hiç alışamadım bu duruma...

Öyle saçma sapan şeylere ağlıyorsunuz ki bilemezsiniz.Durunun göbeği düştü ya,benim içim bir acayip oldu.Çok zoruma gitti...Sanki o fiziksel olarak aramızdaki son bağdı da,öylece kopup gitti hiç bize sormadan.E şimdi asıl daha yakınız dimi,biliyorum,ama o başka işte...Sonra Duru'nun doğması tabiiki kavuşmamız ama içimden çıktı ya,bunun bile yoksunluğunu hissediyor insan.İçimdeydi,birdik tektik,keşke tekrar içime girse diye bile içinden geçirebiliyorsun...Ayrılmışsın gibi hissediyorsun bazen,o bağ öyle de değişik birşey...O anlarda ona sıkıca sarılmak tek çözüm,tek rahatlama yolu...

Şimdilik benden haberler bunlar,böyle yazmaya çalışacağım ara ara elimden geldiğince.Hepinizden olumlu olumsuz tüm duygularımı en yoğun yaşadığım şu dönemde bana dua etmenizi ve güzelce atlatabilmeyi istiyorum.Ayrıca zamanı durdurmak ve Duru'nun hiç büyümemesini de istiyorum ama,bu tam Beyaz'ın tiplemesi gibi oldu,anlıyor musun beni,hahaha diye bir kahkaha da eklersem tam olacak:))

Pretty'den sevgiler ve selamlar size...Pardon Pretty ve Kuzu'dan;)

Aaaah aaah!Bu dünyada ne varsa kadınlara,yeminle kadınlara...

Kızım Geldi...


Resim hastanede doğuma girmeden önce çekildi.Beni görmeliydiniz,sanki birazdan kesilecek olan ben değilmişim gibi,ordan oraya koşturuyorum,eksik birşeyler var mı diye gözlerim dört dönüyor,herşey "bu sefer" tam olmalı psikolojisiyle tam bir organizatör edasıyla,biraz gergin bir organizatör olabilir bu kişi:)Ayy ayy neler gördüm neler yaşadım şu 10 ay içinde,heleki son 1 ayda...Geçen sene bu zamanlar deselerdi bana ki,bak bir dahaki sene tam da bugünlerde senin bir bebEğin olacak,onu kucağına alacaksın "hadi be,Marsta da hayat varmış desene" der,güler geçerdim,ki bugünlerde öyle birşeyler de çıktı herhalde dimi:)Orda da çuvalladık yani...Duyunca inanamayacağımız şeyler hep böyle hayırlı,mutlu çok çok güzel neticeler versin inşallah...(Şarkı Ferdi Tayfur'dan geliyor,geçen yıl bu zamanlar)

Ve benim kızım geldi.GözdeAyşe'de okumuştum,o burda çok güzel anlatmış,kızım hiç büyümese ne olur diye yazmıştı,o zaman çok garip gelmişti bana,ama yani büyümesi hani çok güzel birşey değil mi,neden acaba böyle hissetmiş demiştim bir yandan o zamanların saflığıyla...Şimdi Duru başını göğsüme yaslayıp uyuduğunda,o cennet kokuları burnuma geldiğinde,ve işte o an "hayatta sahip olduğum en güzel varlık" diye düşünürken..ve ömrüm boyunca yaşadığım en güzel duyguyu hissedip sarılınca onun minicik bedenine sıcacık...herşeyden uzak...dünyanın tüm yalanları,kötülükleri,acılarından uzak...öyle ki el değmemiş,öyle ki saf, temiz, masum, melek...

diyorum ki...şu an hiç bitmesin,sen hiç büyüme,sonsuza kadar böyle benim göğsüme koy başını,kokunu içime çekeyim,cennet olalım ikimiz öylece o koltukta,biz sonsuza kadar hep böyle kalalım...

Bu an hiç bitmesin yawrum...Zamanı durdurmak,herşeyi dondurmak istiyorum...

Velhasıl anne olmak çok "başka" birşeymiş...

12 Aralık 2009 Cumartesi

Ben Anne Oldum...Benim Kızım Oldu...


Çok soğuktu ameliyathane,buz gibi olur diyorlardı,herşeyi abarttıkları gibi onu da abartıyorlardır diyordum...
Dişlerimin birbirine vuruşunun korkudan olduğunu söylediklerinde,hadi yaa dedim içimden,bu şimdi psikolojikmiymiş?Halbuki daha güçlüydüm ben,çok netti duruşum...
Gerçi demiştim zaten,sezeryan benim için daha ürkütücü geliyordu neticede...Epidural sezeryan oldum ben,bu ne demek?bu şu demek;belden aşağısı uyuşturuluyor ve acı hissetmiyor ama 9 ay göbüşünde taşıdığın bebişin dünyaya geldiği gibi onu görebiliyor,kucağına alabiliyor,gözyaşlarını doya doya dökebiliyor,ona sarılabiliyor,yawrum diyip ağlayabiliyorsun...Anlatabildim sanırım;)

İlerleyen günlerde ayrıntılı bir doğum yazım olacağı için şimdi bu konulara girmeyelim,olay bitmiştir büyütmeyelim;)

Çok güçlüydüm,gerçekten...Yani bu kadar korkuma rağmen,kontrolü hiç bırakmadım,ne hamileliğimde ne de doğumhanede.Bu bazen kendimi kaptırmamak için, bazen çevremdekiler güçlü olsun diye yaptığım birşeydi.Bilinçli ve kontrollü olduğumu düşünüyorum.Bazen bu hislerini bastırmak, doğumhanede titremeye başlamak gibi bir dışavurum yapsa da ben kendime 10 üzerinden 10 veriyorum dostlar...

Doğumhaneye girdim,okuduklarımdan, prosedürün nasıl işleyeceğini çok iyi biliyordum,önce anestezist gelecek belimdeki omurdan iğnemi yapacak ve aparatı takacaktı.Bu benim için en önemli andı,en çok korktuğum,malum tüm risklerle bu aşamada karşı karşıya kalıyorsunuz.Ben aman doktorum kendini gergin hissetmesin,eli ayağı kaşı gözü oynamasın ve korktuğumu anlayıp gerilmesin diye o esnada adama espri yapıyordum,o korkuma rağmen ay nasıl da komiktim ben bile güldüm yalandan yaptığım esprilere,ameliyathane ekibi hahaha modunda,doktorum sonunda,evet çok güzel çok uyumlu bir hasta dedi,ben emelime ulaşmış olmanın verdiği haz ile operasyonu akışına bıraktım ki,ameliyathane birden belime yapılan iğnelerle birlikte soğumaya başladı.Bunun tamamen iğne yüzünden olduğunu düşünürken,doktorum bunun korkudan olduğunu söylediğinde eleverilmiş gibi hissettim kendimi,bir de nedense yakıştıramadım:)Ben yani...kontrol nerde kaldı pretty hanım diye düşünürken,sakinleştiriciyi dayamışlar anlamadan...

Sonra hafif leyla modunda,ama hala herşeyin farkında "bebeğimi verdiler elime"...

Bu konu bir başka yazımın başlığı olarak karşılayacak sizi.Bu böyle öylesine söylenip geçilecek bir cümle değil...O andan sonra ben ben değilim,bu kadarını söyleyeyim.

Ve ameliyathaneden çıkarken bu hafif leyla modun da etkisiyle,herkese,beni kapıda bekleyenlere,odaya gelen ilk ziyaretçilere..."ben anne oldum,benim kızım oldu" diyormuşum,arka arkaya,bazen bağırarak bazen ağlayarak...

Bunları buraya yazabildiğim için çok mutluyum,canım sağ,bebeğim elimde olduğu için Rabbime ne kadar şükretsem az.İsteyen herkese versin inşallah...

"Ben anne oldum,benim kızım oldu..."

Hoşgeldin meleğim,balım,Zeynebim,Durum,Kızım,annem...

Seni çok seviyorum...

Desteğinizi çok hissettim biliyor musunuz,biryerlerde beni seven,iyiliğimi isteyen ve bunun için dua eden insanlar olduğunu bilmek öyle güzeldi ki...Canım Çillim'e doğum haberini verdiği için ayrıca teiekkür ediyorum...Herbirinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.Ediyoruz yani;)

Kızımla...

Ben artık anneyim,benim kızım oldu...

6 Aralık 2009 Pazar

Doğum Nasıl Olacak, Belli Oldu mu?


Oldu oldu...

Allah herşeyin hayırlısını versin,kısmetten öte köy yok.Şimdi ilerleyen cümlelerimi,"hadi yaa sen okumuş kızsın,böyle cahilce konuşma" tribinde okuyacak varsa okumasın lütfen.

Ben bu sezeryanı sevemedim gitti.Bana deselerdi ki sen sezeryanla doğum yapacaksın,patlatır gözlerimi,kesseler inanmazdım,ki kesecekler, gerçek:)Genç kızlığımdan beri her ay rutin dönemlerimde kendimi yerden yere atacak kadar çok yoğun şiddette sancılar çeken ben,hiç ama hiç çıtkırıldım bünyesi olmayan hafif taş ben,yapısal olarak da daha dirayetli olan ben,

sonra herşeyin doğal akışında ilerlemesi gerektiğine inanan ben,bu sürece zorunlu haller dışında müdahale edilmemesi gerektiğine inanan ben,normal doğumun kadını 10 yaş gençleştirdiğini,vücuttaki tüm ödemin normal doğumla atıldığına inanan ben...

ve daha ne benler sayarım,bilemezsiniz,

sezeryan ile doğum yapmak zorunda kaldı.
Şimdi 1.hayırlısı buymuş demekki ne diyim.

2.Kader ve kısmet kısmını tekrarlıyorum.

3.Duru hanım için bilimadamları yeni tosun çeşitleri üzerinde araştırma yapmaya başladılar.Çok kadınsal bir muhabbet olacak ama cidden böyle,4 kilo üzerindeki bu tombul kuş,kanala girmiyor,ısrarla ben burda rahatım,get away from me triplerinde.Doğum miadının geçmesi doktorların beni ayrıca tedirgin etmesine sebep oluyor.

4.Benim için zor bir dönem oldu sezeryanı kabul etmek,çok fazla doktorun fikrini aldım,aynı günde,çocuğu çıkarmak için omzunun kırılması gerekecek sözünü farklı ağızlardan duyunca,buraya kadarmış dedim.Ödemlerimle de yaşayabilirim,ama kızım olmadan asla dedim...Allah bizi ayırmasın...

5.Millet normal doğumdan korkar,ben sezeryandan...Karnımın kesilmesi fikri,belki de kendimi hiç alıştırmadığım için kötü geliyor yaa.Ben ne bileyim...

6.Yapacak birşey yok...Çok birşey söylemeye de sanırım,böyle olması gerekiyormuş...

Şimdi sizden benim için dua etmenizi rica ediyorum benim canım blogger arkadaşlarım,hepinizi çok seviyor,güzel haberler vermek için bir süreliğine ayrılıyorum sizden.Geri döndüğümde belki artık iki kaplan gücünde olmayacağım ama iki kaplandan daha güçlü bir "ANNE" olacağım...

Sevgiyle,selametle...

O'na emanet...

ps:şarkı Europe'dan The Final Cut Down;)

Doğumum yarın sabah 9 ila 12 arasında olacak.Duru kızım bir Pazartesi sabahı dünyaya gözlerini açacak inşallah.Tarihi 7.12.2009...

Yarından Sonra Yüzüstü Yatabilecek Miyim?


Sorularla Cevaplara Ulaşalım...Yarınla beraber olmasa da,sanıyorum 1-2 hafta içinde sen de bu pencerenin pervazına uzanabileceksin bebek!

Hamilelikte en çok neyi özledin Pretty?

Evet yüzüstü yatmak number one,bir de acite olan bişi var,en çok güzel ayakkabıları özledim...Hızlı hareket edebilmeyi,kimseden birşey istemeden yaşayabilmeyi,rahatça eğilebilmeyi...

Hamilelik sana kişisel olarak neler kattı?

Daha akıllıca düşünmeye başladım,önceden daha çok kabullenirdim,şimdi kabulleneceğim şeyi kendi standartlarıma uydurmayı öğrendim.Yani artık daha çok standartlarım var,lafa bak hizaya gel gibi oldu ama:)Yani artık ne istediğimi daha net,kesin ve iyi biliyorum,en azından eskiye göre daha çok:)Hamilelik insanın gerçekten ufkunu açan birşey.

En zor dönemin ne zamandı hamilelikte?

Fizyolojik olarak ilk üç ayki mide bulantısı,son aylardaki hareket zorluğu,psikolojik olarak ise beni en çok etkileyen işyerimden bazı kişilerin dinlenebilmek için aldığım birkaç saatlik izinler yüzünden bana destek olmak,kendimi iyi hissetmemi sağlamak yerine arkamdan konuşulduğunu öğrendiğim zamanlardı.Hatta şikayet etmeleri vs...

Şunu öğrendim;hamilelik öyle bir dönemmiş ki,insan o dönemde kendisine yapılanı asla unutmuyor,herşey geçiyor ama bu hisler baki kalıyor...Bir de hamilenin gönlünü kırmamak gerek,onun duasını almak,yüzünü güldürmek bence asıl olması gereken,Allah muhakkak biryerden çıkartır diye düşünüyorum o gönül kırıklığını...

Hamilelik gerçekten kadınların çıldırmasını sağlar mı?

Hayır!Kesinlikle hayır...Uç noktalarınız olacak,tahammül eşiğiniz bir miktar düşecek,ama sadece belirli zamanlarda,bu bende ilk haftalarda oldu bir miktar,sonra zamanla azaldı,hiç kalmadı.Hamilesiniz diye akıldan olmuyorsunuz,muhakeme yeteneğinizi de kaybetmiyorsunuz.Sadece bir miktar hassaslaşıyor ve daha duygusal oluyorsunuz...

Kadınların genel olarak bu dönemde söyledikleri için neler düşünüyorsun?

Bu dönemde bazı "kadın"lardan kesinlikle uzak durulması gerektiğini düşünüyorum.Hamileliğinizi kıskanan birsürü insan olduğunu unutmayın, hafif naif bünyenizde "yaa öylemi oldu, ya da öyle mi olacak" diye korku etkisi yaratacak,bu etkiyi de vereceğini bile bile konuşan,niyeti pek de temiz olmayan kadınlar var,aman uzak durun...

5 Aralık 2009 Cumartesi

Evliliğim...


Ne tabakların dibini kazıdım,ne de bardaktan boşanırcasına yağmur yağarken,buz gibi bir kış günü evlenmeyi gerektirecek başka işler yaptım...
Ben sadece hiç evlenmiycez zannediyordum:)
Yıllarca süren aşkımızdan sonra,üniversite de bitip araya uzuun mesafeler girdikten sonra...artık öyle özlüyordum ki onu akşamları,odamda yalnızken,bir başıma tv izlerken,kurduğum hayallerde,zorlaşan işlerimizde...
Çok arabesk olacak walla ama napıım gerçeği böyle,
Zannediyordum ki,ona kavuşamadan ölücem,biz bir türlü evlenemiycez:))Tam Türk filmi kızıyım di mi,hatta bazen bu fikre kendimi kaptırıp ağlardım da...

Allah bütün sevenleri kavuştursun inşallah,hele benim gibi ağlak olanları biran önce:)Ah benim güzelim,üniversitenin o pıtırcık aşık kızı ve gözde çocuğu birbirlerine kavuştu da,evlendi de,o kızanın karnı şimdi kocaman...

Bugün yemekte sordum ona...O minnacık kızın senin çocuğunu böyle koca bir karında taşıyacağını aklına getirebilir miydin dedim.Gözleri doldu,gözlerim doldu...

En anlamlı evlilik yıldönümümüzdü,ikimizin canından bir can benim karnımdaydı,Allah onu başımdan eksik etmesindi,Allah yuvamıza ve cümlesinin yuvasına huzur,sağlık mutluluk ve bereket versindi...

1 Aralık 2009 Salı

Opi İsityorum!


Ama nereden alacağımı bir türlü bulamıyorum!Yurtdışından sipariş etmek Sephoraya gitmekten daha kısa bir yol benim şu durumum için.Haydi Opili kızlar bana güncel olan bir adres verin,opilenmek istiyorum!

Just make up'ın sitesi artık Tr'ye gönderim yapmıyormuş,bir sepeti doldurduktan sonra bunu öğrenmek ayrıca zorladı bünyeyi!Öyle bir iki renginin olduğu değil,farklı birçok renge ulaşabileceğim bir adres olursa ayrıca mutlu olacağım!Haydi beni opileyin;)

Şimdi Bir Semt Adı Vefa...


yol arkadaşım gördün mü duydun mu olup bitenleri
kıskanıyor insan bazen basıp gidenleri
yalnızlaşmışız iyice üstelikte alışmışız
hiç beklentimiz kalmamış dosttan bile

korkular basmış dünyayı, şimdi bir semt adı vefa
kutsal kavgalardan bile kaçan kaçana
anlaşılır gibi değiliz tek bedende kaç kişiyiz
hem yok eden hem de tanık,ne esaslı karmaşa

ben sana küsüm aslında, haberin yok
koyup gittiğin yerde kötülük çok
kime kızayım, nazım senden başka kime geçer
benim sensiz kolum bacağım,ocağım yok.

Sen esas alemi seçtiğinden beri
Ben o saniyede bittiğimden beri
Dünya bildiğin dünya,dönüp duruyor işte
Uzun uzun konuşuruz birgün son İstanbul beyi

Yol arkadaşım,nerdesin?

"Bir yol arkadaşım vardı,zannederdim ki onsuz yol gidemem,onsuz hayat en önemli rengini kaybeder,yol arkadaşımla yollarımızı ayıralı çok zaman oldu...Hayat belki en önemli renklerinden birini de kaybetti onunla,ama öyle veya böyle yol birşekilde gidiyormuş.Belki de benim özlediğim,yokluğunu hissettiğim kadar onun hissetmemesi soldurdu içimdeki renklerin canlılığını.Ama bu şarkının herbir hecesi bana hala çok dokunuyor.Bu şarkı canımı hala acıtıyor..."

"Ya kaçmalı,ya harekete geçmeli...bazen diyorum üzerinden bu kadar zaman geçtikten sonra harekete geçilmez,harekete geçilmesi gerekseydi üzerinden bu kadar zaman geçemezdi..."

Evet canım yol arkadaşım,bu yazıyı yazmam gerekiyordu,sanırım bir daha sana hiç ulaşmamalı...bu şarkıyı da seni ve muhteşem dostluğumuzu düşünüp, anlamlandırarak son kez dinleyelim gel.Yoksa kafamdaki o dostluk canımı daha çok yakacak...

Hoşçakal Yol Arkadaşım...

Birgün benim için "senin de" herkes gibi olacağına ölsem inanmazdım...

Bir Prensesin İlk Arabası...


Benim kızıma da bu yakışırdı...Rabbim herkesin gönlüne göre versin,anladım ki;mevzu bahis insanın kendi çocuğu olunca,canından bir parça olunca,bir de bilince neyin iyi neyin kötü olduğunu...Çok ağırmış birşeyi çocuğu için isteyip de alamamak.Çok şükür ben alabildim,ama alamayabilirdim de...

Allah içinde bırakmasın hiçbir anne babanın...Gözünün gittiğinden elini çekmek zorunda bırakmasın...

Güzel kızım ilk arabanı,kırmızı Stokke'ni çook güzel günlerde kullanalım inşallah...O arabayla Kanyon'un ortasında salına salına yürürken,hayatımda ilk defa kendi bebeğimin arabasını sürerken,sanki sen üniversiteden mezun olmuşsun da,tüm bakışlar üzerimizdeyken ben gururla yürüyordum,evet annesi benim der gibi,...

Rabbim bizi hayırlısıyla birbirimize kavuştursun güzel kızım...

Seni çok seven annen...

 

Blog Template by YummyLolly.com - Header made with PS brushes by gvalkyrie.deviantart.com