
Sabah evden çıkmadan önce "İstanbul 2010 Kültür Başkenti" olması sebebiyle yapılan tanıtım filmine rastladım.Uyur uyanık, kısık gözlerle sabahın 6'sında, tutmayan uykum ve maksimum seviyedeki hamilelik hormonlarımla televizyona bakarken,arka fonda çalan Ömer Faruk Tekbilek enstrümantalleri,İstanbul'dan semaya yükselen ezan sesleri, bambaşka mimarisi, daracık arka sokakları...herşeyiyle nasıl büyük bir kültürel miras olduğu, gördüğüm her karede içime işledi...Bence İstanbulda her yer İstanbul değil.Benim için İstanbul,Beyazıt camii ve bir zamanlar arkasındaki çay bahçesi,Eminönü,Mısır Çarşısı tarafı,Çemberlitaş ve o civardaki derneklerin olduğu eski medreseler.Hani şimdi nargile kokuları yükselen vb...Karşıyı çok bilmediğim için belki ama sanki bana karşı tarafta "İstanbul" olan tek şey Haydarpaşa gibi geliyor.Dediğim gibi karşı taraftaki İstanbullular alınmasın gücenmesin,bilmemek değil öğrenmemk ayıp;)Bir de vapurlar.Eğer evim karşıda işim bu tarafta falan olsa ve güzergahıma da uyarsa ulaşımdaki tek tercihim vapurlarla deniz yolu olurdu(otobüsle olmayacağı için özellikle belirttim)Bu geyikliğimin altında aslında gerçek duygularım var akıl karıştırmayım.Mis gibi İstanbul sabahında deniz kokusunu içine çekmekten daha güzel ne olabilir ki?Köprü trafiğinde egzos kokusunu içine çekmek mi mesela?...

Bir de Istanbul değil o,İstanbul,ama biliyorum söylerken i'yi ı yaparak söyleyince daha bir karizmatik oluyor;)Sonra bir de Issız adamdaki Beyoğlu o kadar güzeldi ki,o Beyoğlu'na çok özendim.O küçücük dükkanlarıyla, kimi gölge kimi güneş alan sokakları,bende tası tarağı toplayıp oralara gitme, meslek dışına çıkma, ufacık bir dükkanla "kendi" hayatını istediğin gibi yaşayabilme isteği uyandırmıştı.Ama sanırım en güzel ve en güvenli Beyoğlu,ancak orda göründüğü kadar.Aynı şey gibi;bir kadınla ya da bir erkekle ilk buluşmaya gidiyorsan o gördüğün hal karşındakinin maksimum halidir.En bakımlı, en özenli, en güzeli o yani,mukayase edeceksen ona göre et:)Issız adamdaki Beyoğlu da biraz o hesaptı işte.Ama gene de seviyorum...Çook yerini seviyorum İstanbul'un...

İşte dediğim gibi ben İstanbul'un bu çok yönlü kültürü seviyorum.Çeşitli kültürler görmek,onlarla yaşamak insanın ufkunu genişletiyor,olgunlaştırıyor,keşke bizim de etrafımızda farklı farklı kültürler olabilse.Diyeceğim odur ki;çekinmeyin,iyi ya da kötü görünse de tüm kültürlere bir kafanızı daldırın,onlardan muhakkak alacağınız iyi birşeyler ve öğrenecekleriniz vardır.Bu öğüt verme moduna niye girdim bilmiyorum ama,bir değişik oldu dimi;)

İstanbul bugün sana sarılıyorum,seni de peek çok seviyorum...Şu an işten çıkıp Beyoğlu'nun arka sokaklarında,bir kaldırım taşına oturmak,gölgede öylece kıvrılmışken,gözümün önünden akıp giden hayatı seyretmek,insanların yaşama telaşlarına dikkat buyurmak,öylece gelip geçenleri izlemek ve simit yemek istiyorum hiiç kimseleri umursamadan...İşler tatil olsun,zaten hamilelere işten direk izin verilsin ama...Öyle değil mi?


4 yorum:
İtiraz ediyorum!Bu yazıda tahrik var! Ya benim bugün okumam gereken sayfalarca makale var. Kendimi kandırdım hava zaten çok sıcak, dışarısı hiç çekilmez diye. Şimdi neden böyle yapıyorsun Prettyim ya:) Off şimdi gel de oku saçma sapan şeyleri. Vapura atlayıp, Taksim'e gidesim, elimde simitim insanları seyredesim geldi. Hain pretty:)
beetleımm sen o makaleleri topla bana postala,benim zaten her halükarda ofiste kalacağım belli,ben onları okur sana toptan bir özet geçerim sen hiç merak etme,kimyadana çakarım evet,biraz kozmetik,biraz domestos:p
tatlıım hazır elinde öyle veya böyle imkanın varken bari git bikaç saat sadece gez dolaş prenses,sonra rahat kafayla daha iyi çalışırsın;)
bende çok seviyorum yeni yeni karşı tarafları (asya) keşfediyorum ama bence de orda istanbul olan yerler var, kadıköy ve üsküdarın bazı sokakları, moda daha yeni mimarisiyle ve havasıyla kadıköy suadiye sahil şeridi civarları kesinlikle oraları da çok güzel
evet o kesim biraz daha elit bir kesim canım,yaşaması pek hoş oralarda...
Yorum Gönder